DEHB'li Çocuğum Neden Yapabileceğini Bildiğim Şeyi Yapamıyor?

Yürütücü işlevleri anlamak, davranışın arkasındaki nedeni görmeyi sağlar.

"On kere söyledim."

"Yine unuttu."

"Aslında biliyor ama yapmıyor."

DEHB'li çocukların ebeveynlerinden seanslarda en sık duyduğum cümleler bunlar oluyor. Çünkü dışarıdan bakıldığında gerçekten de kafa karıştırıcı bir tablo vardır. Bir gün ödevini tek başına bitirebilen çocuk, ertesi gün kalemini bile bulamaz. Dün sorumluluğunu yerine getirirken bugün en basit yönergeyi unutabilir.

İşte tam da bu noktada davranışın arkasındaki görünmeyen sistemi anlamak gerekir.

DEHB, çocuğun istememesiyle ilgili değildir. Çoğu zaman yapabilme kapasitesi ile o anda bunu organize edebilme becerisi arasında bir boşluk vardır.Bu boşluğun adı ise yürütücü işlevlerdir.

Yürütücü İşlevler Nedir?

Yürütücü işlevleri beynin yönetim odası gibi düşünebilirsiniz.

Nasıl ki büyük bir şirket sadece çalışanlardan oluşmaz; planlama yapan, zamanı yöneten, işleri takip eden ve krizleri çözen bir yönetim ekibi vardır…

Beynimizde de benzer bir sistem bulunur. Bu sistem;

* dikkati yönetir,

* plan yapar,

* başladığı işi sürdürür,

* duyguları düzenler,

* hataları fark eder,

* bilgiyi kısa süre zihinde tutar.

DEHB'de sorun zekâ değildir.

Sorun, bu yönetim sisteminin yaşıtlarına göre daha yavaş olgunlaşmasıdır. Bu nedenle çocuk çoğu zaman bildiği şeyi uygulamakta zorlanır.

Dikkatini Toplayamıyor mu, Yoksa Her Şeye Aynı Anda mı Dikkat Ediyor?

Çoğu ebeveyn çocuğunu "dikkatsiz" olarak tanımlar. Oysa DEHB'de asıl problem dikkatin yokluğu değildir. Problem hangi uyarana dikkat edeceğini seçememektir.

Sınıfta öğretmenin sesi…

Koridordan gelen ayak sesleri…

Penceredeki kuş…

Kalemin masaya düşmesi…

Hepsi aynı anda önem kazanabilir.

Yani beynin filtre sistemi yeterince güçlü çalışmaz.

Evde neler yapabilirsiniz?

Çalışma alanında yalnızca o an gerekli olan materyaller bulunsun.

Televizyon ve arka plan konuşmalarını mümkün olduğunca azaltın.

"Ödevini bitir." yerine "İlk üç soruyu çözelim." gibi küçük hedefler belirleyin.

Çünkü DEHB'li beyin büyük görevlerden çok küçük ve net başlangıçları yönetebilir.

Aynı Hatayı Neden Tekrar Tekrar Yapıyor?

"Az önce konuştuk."

"Yine aynısını yaptı."

Bu durum çoğu zaman ebeveynlerde "Beni dinlemiyor." düşüncesini oluşturur.

Oysa birçok DEHB'li çocuk yaptığı davranışı o anda yeterince izleyemez. Yani davranışını içeriden değerlendiren sistem yeterince etkin çalışmaz.

Bu nedenle cezadan çok anlık geri bildirim işe yarar.

Örneğin;

"Neden yine yanlış yaptın?” yerine,

"Şu soruya birlikte tekrar bakalım. Sence burada farklı olan ne?” demek çocuğun kendi hatasını fark etmesini kolaylaştırır.

Amaç suçlamak değil, fark ettirmektir.

Zamanı Yönetmek Neden Bu Kadar Zor?

DEHB'de zaman algısı çoğu zaman ikiye ayrılır:

‘’Şimdi’’ ve ‘’Şimdi değil’’

Bu nedenle "Bir saat sonra başlayacağım." düşüncesi kolayca "Hiç başlamadım." sonucuna dönüşebilir.

Bu yüzden büyük görevleri küçültmek çok önemlidir.

Örneğin;

"Odana git, çantanı hazırla, pijamanı giy.” yerine;

Odaya git.

Tamam.

Şimdi çantanı hazırla.

Harika.

Şimdi pijamanı giy.

Adım adım ilerlemek beynin yükünü azaltır.

Neden Sürekli Bir Şeyleri Unutuyor?

Birçok ebeveyn bunu dikkatsizlik olarak yorumlar. Aslında burada çalışan sistem çalışma belleğidir. Çalışma belleğini bilgisayarın RAM'i gibi düşünebilirsiniz. Bilgi kısa süre tutulur ve üzerinde işlem yapılır.

DEHB'de bu alanın kapasitesi sınırlı olduğunda yeni bilgi gelirken eski bilgi kolayca silinir.

Bu yüzden;

* tek seferde tek yönerge verin,

* yapılacakları görünür şekilde yazın,

* kapıya, çantaya veya masaya görsel hatırlatıcılar yerleştirin.

Çocuğun beyninden beklediğiniz şeyi bazen çevre organize edebilir.

Duyguları Neden Bu Kadar Yoğun Yaşıyor?

DEHB yalnızca dikkatle ilgili değildir. Birçok çocuk için en zor alan aslında duygu düzenlemedir. Öfke çok hızlı yükselir. Hayal kırıklığı daha yoğun hissedilir. Beklemek zor gelir. Patlama yaşandıktan sonra ise çoğu zaman görünmeyen başka bir duygu ortaya çıkar: Utanç.

"Yine kendimi tutamadım."

"Ben neden böyleyim?"

Bu nedenle kriz anlarında verilen mesaj çok önemlidir. Şöyle cümleler kurabilirsiniz:

"Şu an çok zorlandığını görüyorum."

"Sakinleşene kadar yanındayım."

"Bu duygu çok büyük ama birlikte yönetebiliriz."

Çocuk önce regüle olur, sonra öğrenir.

Başlıyor Ama Devam Ettiremiyor

DEHB'li çocuklar çoğu zaman tembel değildir. Beynin motivasyon sistemi farklı çalışır. İlgi çekmeyen görevlerde dopamin düzeyi hızla düştüğü için zihinsel enerji de azalır.

Bu yüzden hareket etmek çoğu zaman dikkati bozmaz; tam tersine toparlar.

Evde;

* kısa çalışma süreleri planlayın,

* aralara hareket molaları koyun,

* küçük ilerlemeleri fark edip hemen geri bildirim verin.

Uzun ödüller yerine küçük ve anlık başarı hissi çok daha etkilidir.

Çocuğunuzun Davranışına Değil, Gelişimine Bakın

Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde beynin planlama, dürtü kontrolü ve organizasyon merkezleri gelişmeye devam eder. Bu nedenle DEHB'li çocuklarda gördüğümüz tutarsız performanslar çoğu zaman isteksizliğin değil, gelişim sürecinin bir parçasıdır.

Ebeveyn olarak çocuğunuzun yerine bu becerileri yapmak değil, henüz gelişmekte olan yürütücü işlevlerine dışarıdan destek olmak en önemli görevlerden biridir.

Davranışın altında yatan nedeni gördüğümüzde ilişki değişir.

"Bilerek yapıyor." düşüncesi yerini,

"Şu an bunu yönetebilmek için bana ihtiyaç duyuyor." anlayışına bırakır.

Ve çoğu zaman değişim tam da burada başlar.

DEHB bir disiplin sorunu değildir.

Bir karakter kusuru değildir.

Bir ebeveynlik hatası hiç değildir.

DEHB, beynin yürütücü işlevlerinin gelişimsel farklılığıdır. Çocuğunuzun bugün zorlandığı beceriler, doğru destek, sabırlı bir ilişki ve gelişimsel olarak uygun beklentilerle zaman içinde güçlenebilir.

Bazen çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, onlara daha fazla "hatırlatan" biri değil; onları gerçekten anlayan bir yetişkindir. O anlayış, hem çocuğun kendine bakışını hem de ebeveyn-çocuk ilişkisini dönüştüren en güçlü başlangıçlardan biridir.